imam Mehdi a.s’ın nassı ile sefirlik bitmiştir.

BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

geçen yazımızda imam Mehdi a.s’ın dördüncü sefiri Ali b. Muhammed es-Semeri k.s’dan sonra sefirliğin bitmiş olduğuna ve bundan sonra sefirlik iddası edenin yalancı ve kafir olduğuna dair İslam (Şia) alimlerinin sözlerini aktarmıştık. inşaAllah bu yazımızda da sefirliğin bitmesi hakkında nassı yani imam Mehdi a.s’ın kendi mektubunu aktaracağız. Mektubu aktardıktan sonra onun senedi ve metni hakkında bilgi vereceğiz.

Bu yazının geri kalanını okuyun

Reklamlar

Ahmed b. İsmail l.a’ın “Allah’ın halifesi Mehdi” hadisini sansürlemesi

BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

Basra fırkasının kurucusu olan Ahmed b. İsmail l.a yazdığı kitaplarında ortaya attığı iddalarına dair daha önce yazılmış hadis ve hadis esaslı kitaplardan deliller getirmeye çalışmaktadır. fakat hem Ahmed b. İsmail l.a’ın kendisi ve hemde ona bağlı olan, insanları ona davet eden şahıslar delil getirirken genel olarak ya sahtekarlık yaparak hadisleri sansürlemektedirler; yahutta sünni kaynaklı olan, şii kaynaklarda bir aslı olmayan rivayetleri delil getirmektedirler. inşaAllah bu yazıda da Ahmed b. İsmail l.a’ın bizzat kendisinin yaptığı sansürlerden birisini sizlere sunacağız.

Bu yazının geri kalanını okuyun

İslam (Şia) alimlerinin icması ile sefirlik bitmiştir.

BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

malum olduğu üzere Basra fırkasının kurucusu olan Ahmed b. İsmail l.a’ın kendisi hakkındaki iddalarından birisi de imam Mehdi a.s’ın özel naibi (sefiri) olduğudur. oysa avamdan alime her kesin bildiği gibi imam Mehdi a.s’ın dördüncü naibi olan Ali b. Muhammed es-Semeri r.a’ın vefatından sonra özel naiblik (sefirlik) sonra ermiştir. ve bu husus nass ile ve hem de İslam (Şia) alimlerinin icması ile sbitdir. inşaAllah bu yazıda özel naipliğin (sefirliğin) bitmiş olması hakkında İslam alimlerinin sözlerini paylaşacağım. fakat Ahmed b. İsmail ve onun mezhebine bağlı olanlar “haset yüzünden böyle yaıyorlar, hakikati gizlemeye çalışıyorlar” ve s. gibi sözler söyleyeceğinden günümüz alimlerinden değil kadim alimlerimizden örnekler vereceğim.

Bu yazının geri kalanını okuyun

Ahmed b. İsmail: “imam Mehdi peygamberdir.”

BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

Basra fırkasının batıl ve sapkınlık üzere olduklarının en açık delillerinden birisi bu fırkayı kuran Ahmed b. İsmail adlı sahtekarın akide, fıkıh, tefsir ve diğer konularda Ehli Beyt a.s ile muhalefet içerisinde olmasıdır. bu yazıda inşaAllah Ahmed b. İsmail l.a’ın Ehli Beyt a.s’a muhalefet ettiği akidevi konulardan birisini ortaya koyacağız.

Bu yazının geri kalanını okuyun

Ahmed b. İsmail’in “Basralı Ahmed b. Melih” hadisini sansürlemesi

BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

Basra frıkasına mensup olanların kendi liderleri Ahmed b. İsmail el-Basri hakkındaki inançlarından birisi de bu sahtekar şahsın güya imam Mehdi a.s’ın ashabından olduğudur. genel olarak Basralılar akidelerini üzerine inşa ettikleri rivayetleri araştırmamaları; bu rivayetlerin Şii kaynaklı mı yoksa diğer kaynaklardan mı olması arasında fark gözetmemeleri; Ehli Beyt a.s kelamı mı yoksa başkalarının kelamı mı olduğuna dikkat etmemeleri ile meşhurdurlar. işte onların imam Mehdi a.s’ın ashabı arasında Basralı Ahmed adlı birisi olacağına dair iddaları bu dediğimizin bir ıspatıdır. onların bu iddasına Şeyh Ahmed Selman “Şübhe el-Ahmediyye” kitabında cevap vermiştir, bkz: Şeyh Ahmed Selman “Şübhe el-Ahmediyye”, sayfa 43-44

Şeyh Ahmed es-Selman’ın verdiği bu cevabı Abu Ali h.a kardeşimiz çevirerek 313news.net sitesinde paylaşmıştır. Abu Ali kardeşin çevirisi şu linkte: http://az.313news.net/article/a-293-3.html

biz de inşaAllah burada Şeyh Ahmed es-Selman’ın cevabını aktarmak ile yetineceğiz.

Bu yazının geri kalanını okuyun

İslam (Şia) alimlerinin 12 mehdi rivayetleri hakkındaki görüşü

BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

yalancı ve sahtekar Ahmed el-Hasan el-Basri ve onun fırkasına tabii olanlar Rasulullah s.a.a’in halifesi olan 12 Ehli Beyt imamı a.s’dan sonra 12 Mehdi’nin olduğuna iman etmektedirler. onlar bu akidelerini bazı İslami (Şii) kaynaklarda mevcut olan “12 imamdan sonra 12 mehdi vardır” şeklindeki şazz ve zayıf rivayetler üzerine inşa etmiştirler. bu fırka ortaya çıkıp bu iddaları dile getirdikten sonra İslam alimleri onların iddalarının batıl olduğunu, getirdikleri rivayetlerin şazz ve zayıf olduğunu ve bu yüzden de delil olamayacağını söylediklerinde bu fırkanın mensupları alimlerin kasıtlı olarak, mecbur kalarak böyle konuştuklarını, oysa tüm müslümanların bu güne kadar rivayetlere inandıklarını idda etmeye başladılar. bu yüzden bu fırkanın ortaya çıkmasından çok önceleri yaşamış olan İslam alimleri r.a’ın 12 mehdi rivayetleri hakkındaki sözlerini ortaya koymayı karara aldım. fakat Şeyh Ahmed Selman Basra fırkasına reddiye olarak yazdığı kitabında geçmiş alimlerin bu konudaki sözlerini aktardığını gördüğüm için yeni bir çalışma yapmak yerine Şeyh Ahmed Selman’ın getirdiği delilleri paylaşmayı karara aldım.

Bu yazının geri kalanını okuyun

hadislerde geçen “Ka’im” Hz. Mehdi a.s’dır.

BİSMİLLAHİR RAHMANİR RAHİM
HAMD OLSUN ALEMLERİN RABBİNE
VE SELAM OLSUN MEVLAMIZ MUHAMMEDE VE TERTEMİZ EHLİ BEYTİNE

Basra fırkasına mensup olanlar, Ehli Beyt a.s’ın hadislerinde 12-ci imam Hz. Mehdi a.s hakkında kullanılan “Ka’im” lakabının Ahmed el-Hasan’a ait olduğunu yani Ka’im’in kendisinin Yemeni olduğunu idda eden Ahmed el-Hasan olduğunu idda etmektedirler. elbette ki, bu iddanın batıllığı ortadadır. çünkü hem Ehli Beyt a.s hadisleri ve hem de yüzlerce yıldır müslümanlar alim ve avamı ile birlikte Ka’im lakabının Hz. Mehdi a.s’ın lakabı olduğunu bilmektedirler. bu öyle bir şeydir ki, kimse bu hususta ne şüpheye düşmemiş, ne de hadislerde Ka’im adını gördüklerinde “bununla kim kast ediliyor?” dememiştirler. böylesi bir idda ise Basralıların ne kadar cahil ve akidelerinin ne kadar delilden uzak olduğunun belgesidir. aslında böylesi saçma bir iddaya cevap vermek bile gerekli değil. bu ancak birisinin çıkıp da “hadislerde geçen Müminlerin Emiri benim” diye idda etmesi gibidir. ama biz burada inşaAllah Ehli Beyt a.s hadisleri ile hadislerde geçen Ka’im lakabının kime ait olduğunu ortaya koyacağız. Bu yazının geri kalanını okuyun